çalışanlar


 
   


 
 
      Prof. Dr. Hüseyin KALKAN

e-posta : kalkanh@omu.edu.tr

 

   

?  Türkiye'de Astronomi Eğitim-
    Öğretiminin Önemi, Gerekliliği
    ve Yapılabilecekler


   1973 yılında Fransa’da, 1980 yılında da ABD’de başlatılan çalışmalar astronomiyi kullanarak fen derslerini ve matematiği sevdirerek bu derslerden kaçışı önlemekti ve başarı ile sonuçlandı. Aynı durum ülkemizde de söz konusu olup gelecekte temel bilimci eksikliği ve araştırıcı potansiyelimiz açısından ciddi sorunlar yaratacaktır. Bir yandan liselerimizde astronomi derslerinin okutulmaması, ilköğretim ders kitaplarının yetersiz ve yanlışlarla dolu olması, öte yandan öğretmenlerimizin astronomi alanında hizmet içi eğitim ile yeni gelişmeleri alamaması sonucu gençlerimiz gökyüzü ve gök olaylarını tanımadan ve bilmeden yetişmekte ve astrologlar, falcılar ve UFO’cuların kolayca ikna edeceği bir ortam hazırlanmaktadır. Bu bilim dışı alanlar gençlerimizin beyinlerini esir almakta ve düşünmeden kabul etmek, itaat etmek yönünde koşullandırmaktadır. Fen bilgisi ve matematik öğretmenlerini yeni bilgilerle donatmak, çağdaş ders kitapları yazıp, ders araçları hazırlamak ve astronominin disiplinler arası özelliğinden yararlanarak bilimsel düşünme yönünde gençleri eğitmek için Türk astronomları her türlü göreve hazırdır.

   Temel bilimler eğitiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşündüğümüz astronomi, İ.Ö.4000’lerden başlayarak günümüze değin sürekli olarak “doğa-insan” ilişkisinin odağında yer almıştır.

   En genel anlamda bakıldığında bin yıllarca süren yer merkezli evren anlayışı, Copernicus devrimiyle bir anlamda “insanı” evrenin merkezi olmaktan çıkarıp büyük bir kavramsal dönüşüm yaratmıştır. Bu dönüşüm büyük ölçüde Rönesans’ın yolunu açmış ve bugünlere ulaşılmıştır. İşte bu nedenden ötürü astronomi, evren kavrayışı ile temel bilimlerin ara kesitinde yer alan son derece önemli bir alandır.

   Matematiğin olağanüstü güçlü ifade yöntemlerinin kullanarak biyoloji, fizik, kimya, yer bilimleri alanlarında mikrokosmos ve makrokosmosun birbirlerinin devamı olduğunu kavramaya başlayan insanlık bu süreçte yine astronominin zenginliklerini kullanmıştır. Özellikle uzay çalışmalarının başlaması sonucu elde edilen bilgiler temel bilimlerin ayrılmaz bir bütün olduğunu göstermiştir.

   Temel bilimlerde deney/gözlem yoluyla toplanan ürkütücü boyutlardaki veriler kuramsal modellerle sistematik bir anlatıma yönlendirilirken bilim insanlarının önüne olağanüstü bir yardımcı araç olarak “bilgisayar” gelmiştir. Önceleri bir hesap makinesi gibi ortaya çıkan bu araç, bugün eğitim, bilimsel araştırma ve iletişimde ve yaşamımızın her alanında kilit rol oynar hale gelmiş ve “bilişim teknolojisi” kavramına ulaşılmıştır. Şimdi insanlık yer merkezli evren modelindeki statik yapısından kurtulup evrenin sırlarını ve sınırlarını zorlamaktadır. Bu bağlamda temel bilimler eğitimi, değişen/gelişen insan için durdurulamaz bir yükselen değer
konumuna gelmiştir.

   Tarihsel süreç içinde temel bilimlere bakıldığında karşımıza çıkan tablo astronominin her aşamada lokomotif rolü oynadığıdır. ABD’de fen ve matematik eğitiminin yetersiz olduğu ve öğrencilerin bu eğitimden kaçtıklarının farkına varıldığında Sovyetler Sputnik’i uzaya fırlatmışlardı. Uzay yarışında öne geçebilmek için geliştirilen programlar tüm eyaletlerde yoğun biçimde uygulanmaya başlanmış ve özellikle bilgi teknolojileri desteğinde eğitim sistemi hızla geliştirilmiştir. Fen bilimleri için yapılan bu değişimde astronomi görsel zenginlikleri ve geniş uygulama alanı ile en önde gelen araç olmuştur. Bu çalışmalar Avrupa ülkelerinin yanısıra, Kanada, Japonya, Avustralya vb. gelişmiş ülkelerde hızla uygulamaya koyulmuştur.

 
           
      Ali ASLANTÜRK

e-posta : aliaslanturk@gmail.com
web      : http://astrofizik2bil.blogcu.com

 

 
           
      Çağdaş ÇALIŞ

e-posta : calis.cagdas@gmail.com
web      : http://astronom.blogcu.com
 
           
      Nazım KARADAĞ

e-posta : nazim@omu.edu.tr
web      : http://www.inosci.com
 
           
      Selami KALKAN

e-posta : kalkans@omu.edu.tr

 

 
           
      Volkan KOLUKISA

e-posta : volkanca99@yahoo.com

 

 
   
       












 




 

 
           
 


      Ülkemizde fen eğitimi Cumhuriyetin ilk dönemlerinde çok kapsamlı ve temel bilimlerin bütün alanlarını içerecek biçimde ele alınmış ve uygulanmıştır. Ne var ki üniversite giriş sınavlarının test sınavı haline gelişinden sonra “ezberci eğitim” dönemi başlamış ve bugünlere gelindiğinde, örneğin 60 soruluk bir fen bilgisi testinde Türkiye ortalaması 6/7 doğru yanıta düşmüştür.

      1970’li yıllardan başlayarak fen eğitiminde astronominin bir araç olarak kullanılması ve bu zengin laboratuarın ilkokuldan başlayarak öğrencilerin hizmetine sunulması günümüze gelindiğinde, belki de ülkemiz dışında, çok yaygın bir şekil almıştır. Bilişim teknolojileri destekli astronomi eğitim programları fizik, kimya, biyoloji temel bilim derslerini sevdirmede ve daha da önemlisi bu derslerin bilimsel yanını “kavramada” öncü rol oynamaya başlamıştır.

      Fransa’da CLEA, ABD’de STAR bu programların en çarpıcı örnekleridir. Ülkemizde ise ne yazık ki durum tersine sürmektedir. 1979 yılında liselerde zorunlu ders statüsünden kaldırılan astronomi bir anlamda terkedilmiş, ilköğretim fen bilgisi kitaplarına serpiştirilen astronomi konuları ise hem nicelik hem de nitelik yönünden yanlış ve eksik bilgi aktarma kaynağı haline gelmiştir.

      Astronomi bilgileri doğru ve kapsamlı biçimde aktarılıp kavratılabilseydi bugün toplumumuzun ciddi bir sorunu haline gelen astroloji, UFO, fal, vb. zararlılar yaygınlaşamayacaktı.

     Temel bilimler eğitiminde “anlamak” yerine “ezberlemek” yöntemi uygulanırsa kritik etme ve bilimsel düşünme yetenekleri gelişemez. Temel bilimler eğitimi insanın zihinsel gelişimi için en etkili araçlardan birisidir. Bu nedenle fen eğitimine bir “mesleki eğitim” olarak bakmak yanlıştır.

     İlkokul öğrencileri üç boyutlu kavramları hayal etmede zorlanacaklardır. Bu nedenle astronomi konuları zihinsel gelişime uygun biçimde sıralanmalı ve öğretilmelidir.

     Öğrencilerin konuların açıklanmasına ve tartışılmasına, deneylere/gözlemlere katılmaları, araştırmaya yönelik eğitim için en etkili yoldur. Ancak bu süreçlere “fiziksel olarak” katılım yeterli değildir. “Düşünsel olarak” katılım önemlidir. Böylece yanlış bilgilenmeler ortadan kalkabilecektir.

     Çağdaş fen eğitiminde laboratuarlar vazgeçilmez mekanlardır. Ancak artık bu mekanlar duvarlarla sınırlı değildir. Posterler, slaytlar, CD-rom’lar, maketler, akvaryumlar, mini hayvanat bahçeleri ve botanik bahçeleri, mini bir gözlem evi ve içindeki teleskoplar, alıcılar,.. sorgulayıcı fen eğitimi modelinin temel taşlarıdır.

      İlköğretim ve liselerde astronomi eğitimi hem müfredat hem de yöntem olarak ciddi ve çağdaş bir anlayışla ele alınmalıdır. Bol görsel malzeme içeren laboratuarlar ve bilgisayar destekli yeni öğretim yöntemleri kullanılmalıdır.

      İlköğretimdeki sınıf öğretmenleri liselerdeki fizik, matematik ve astronomi öğretmenleri yeni bilgilerle ve öğretim yöntemleriyle donatılmak üzere hizmet içi eğitime alınmalıdırlar. Yüksek öğretim kurumları ile işbirliği ve öğretmen destek programları uygulanarak öğretmenler üniversitelerde verilen astronomi derslerine katılabilirler. Buna ek olarak halka açık etkinlikler ve yaz döneminde öğretmenlere yönelik yaz okulları açılması mümkündür. Böylece astronomi eğitimi, ilköğretimden başlayarak fen bilgisinin diğer alanlarında yaygın bir şekilde eğitime dahil edilebilecektir.

      Öğrencilere insan olarak doğa içindeki, dünya ve evrendeki gerçek yerlerini doğru olarak gösterebilecek ders astronomidir. Fizik, kimya, biyoloji, yer bilimleri..kendi disiplinlerinin ince problemleri üzerine yoğunlaşmışlardır. Bu önemli ve pozitif bilimlerin temelini oluşturan dersler çoğu zaman mühendislik, tıp gibi mesleklere destek olmak üzere okutulduğu için konu odaklı ve pratik olma özelliğine sahiptirler. Astronomi ise geniş bir bakış açısı ile öğrenciye bir yandan temel bilimlerin diğer alanlarının ara kesitlerini gösterirken, öte yandan da felsefi düşünme potansiyeli ve özgürlüğünü sağlar. Uzay çağının her yönüyle günlük yaşamımıza giren kavramları astronomi kültürünü vazgeçilmez bir konuma getirmiştir.

                                                                                                                                                                                                Kaynak: Prof. Dr. Dursun KOÇER
                                                                                                                                                                                                                                         e-posta:
d.kocer@iku.edu.tr